17 Kasım 2012 Cumartesi

Coşkun Büktel Ölüleri Gömün Yazıma İtiraz Etmiş


Coşkun Büktel, Ölüleri Gömün oyunu için yazdığım yazıdan   “anlamadım” diye aldığı bir paragrafa  altı paragraflık cevap yazarak gayet iyi anladığını göstermiş.

Oyunun onun çevirisinden aldığım şu cümleyi hatırlatmak isterim: “Yarın akşam başlayacak olan savaşın ikinci yılı” / “Time: The second year of the war that is to begin tomorrow night”

Bu cümlenin içinde “tüm” savaşlar var zaten. Bu cümlenin geniş ufkunu düşündüğünüzde sahnedeki oyun “hapsedilmiştir”. Bu bir “aşağılama” değildir, yazımın tümünden bu yargıyı çıkarmak için önyargılı olmanız gerekir. Oyunu başarılı bulduğumu anlamış olan birinin aynı zamanda prodüksiyonu aşağılamış olduğumu söylemesi de tuhaf değil mi?

Son günlerde karşıma çıkan “asparagas tiyatrosu” tanımını da kitabını okumadığım için duymamışım demek ki. Bulur da kitabını okursam Coşkun Büktel’in ne demek istediğini daha iyi anlayacağımı umut ediyorum. ("Yönetmen Tiyatrosuna Karşı" isimli kitabını piyasada aradığımı, verilen adreslerde bulamadığımı belirtmek isterim.)

Benim kitabım yok ama ben de Coşkun Büktel’e tüm yazılarımı okumasını tavsiye ederim. O zaman sanırım benim "’daha farklı nasıl yapılırdı?’ sorusuna” kafayı takmadığımı anlayacaktır. Ancak sahnede “farklılıklar olduğunu” söylediğine göre bunun işin doğasında olduğunu onaylamış oldu. 1936 tarihli bir oyun 2011’de sahnelendiğinde “farklılıkların” olmaması normal değil zaten. Her şeyden önce seyirci farklı. Benim peşinde olduğum “anlatmak”tır. Tiyatro “anlatır”.

Sahnede “İsrail, Irak ya da Suriye'nin olması ya da adlarının geçmesi” değildir maksadım. Irwin Shaw doğal olarak kendisinden sonraki savaşları görmemiştir. Oyun, bugünün seyircisine içinde yaşadığı ve hayatını etkileyen savaşlara dair bir şeyler söylemek zorundadır. Yani seyirci salondan çıkarken “1936’da öyle bir savaş olmuş” izlenimi ile ayrılmamalıdır. Bu tüm oyunlar için de böyledir. Ben yazarı tahrif eden tüm oyunlara karşı çıktım. Ama bu yazarın dediklerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamanın önüne geçmemelidir.

Ben “sıradan” bir seyirci değilim. Ben bu oyun nedeniyle içinde yaşadığım coğrafyayı ve savaşları düşünmüyorum, onları düşündüğüm için bu oyuna gidiyorum. Sorun “sıradan” bir seyircinin ne anladığıdır.

Coşkun Büktel’e tavsiyem tv için yazdığı senaryolar ve şu sıralarda okumakta olduğum İkinci Geliş romanında seslendiği seyirciyi ve okuru düşünmesidir.

Melih Anık

Ölüleri Gömün oyunu için yazdığım yazı:
Coşkun Büktel’in cevabı:
http://www.facebook.com/coskun.buktel/posts/515986321752816)

NOT:

Coşkun Büktel cevap yazmış.Cevabına bağlantı vermeyi gereksiz buluyorum. Zaten aşağıdaki cevabım ne olduğunu anlatacaktır:

"Cevabıma çıkarttığınız sesi duydum."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder