12 Kasım 2014 Çarşamba

Tiyatronun Genç Eleştirmeni! YAŞLI Eleştirmen Başını Tanı!

Tiyatro eleştirmenlerinin başı bir tv programında görüneceği kanalı ve saatini açıkladı. Kanalı internetten buldum, saati kurdum.

Programı sunan Şule Uslutekin,  eleştirmen başını yönlendirdi , eleştirmen başı da kapıldı gitti. Bir tek şey dışında yeni bir şey söylemedi. Ama öyle bir şey söyledi ki yazmadan edemedim. 'Genç eleştirmen olmaz. Eleştiride gençlerden çok şey beklemiyorum' dedi. 

Bir toplantıda ben ‘Tiyatro Eleştirmenleri Birliği(TEB) olarak neden  eleştirmen ödülü vermiyorsunuz?’ diye sorduğumda bana ‘Ne yâni biz kendimize  mi ödül vereceğiz?’ denmesini hatırladım. Eleştirmen başı ,  TEB dışında eleştirmen olmadığını düşündüğünü göstermişti. Ben de ona o toplantıda bulunan ve yazma imkânı bulamadıklarından yakınan genç eleştirmenleri göstererek, genç eleştirmenleri kastettiğimi, onların yüreklendirilmesi gerektiğini anlatmaya çalışmıştım. Dün gece tv ekranında ‘Genç eleştirmen olmaz’ dediğini duyunca aslında eleştirmen başının, başının içindeki saplantısının bu olduğunu anladım. Meğerse  kendisi de gençken eleştiriler yazmış ama eksikliğini fark etmiş, eleştiri yazmaya ara vermiş, okumuş eksikliklerini giderdiğine inandığında yeniden yazmaya başlamış. Başına gelenlerden yola çıkarak  bulduğu ‘kendi gerçeği’bu. Ama farkında değil ki yaşlanıp hâlâ eleştiri yazamayanlar var. Yaş her şey değildir. Eleştirmen başı, zamanın hızla değiştiğinden, şimdiki gençlerin onun gençliğinden çok daha ileri olduğundan, onun gençliğinde olmayan eleştiri dalında eğitimin bugün verildiğinden habersiz demek ki. Fikrini beyan ederken, eleştirmen yetiştiren okullarda  ders veren TEB üyesi olan hocalara da saygı göstermiyor. Sanırım ondan kat kat daha iyi eleştiriler yazan gençleri de okumuyor. O gençlerin yazılarının altında kaynak gösterdiklerinden haberi de yok. Zira gençler onun gibi ‘intihal’ yapmıyor,  ‘amcan seni öpsün’ tarzı  eleştiriler yazmıyor, bir yazıdan iki yazı çıkarmıyor.

Dün akşam anladım ki eleştirmen başının  Oyun Dergisi’nin 22.sayısının Başyazı’sında yaptığı  ‘Genç Eleştirmenlere Açık Çağrı’nın da kerhen yapılmış bir çağrı imiş. Sonradan hiçbir yazısında bu çağrıyı tekrarlamamasının nedeni de kendi gençliğinden kaynaklanan korku.Herkesi kendi gibi bellemiş. Ya genç eleştirmen çıkarsa? O zaman  tüm hayatının teorisi çökmüş olacak.   Ama çağrının 'genç eleştirmenlere' yönelik olması da çelişkisini göstermiyor mu? 

Ben beni okuyan gençlere sesleniyorum. Ekim 2014 ile Mart 2015 tarihleri arasında sahnelenen oyunların eleştirisini yazan 30 yaş altı gençler, 20 Mart 2015 akşamına kadar eleştirilerini  info@tiyatroelestirmenleribirligi.org adresine göndersinler. Eleştirmen başına güvenim olmadığı için bir kopyasını bana da gönderin lütfen. Ben de takip etmek istiyorum. Adresim:  melihanik@gmail.com

Eleştirmen başının genç eleştirmenlere  gösterdiği güvensizlik beni üzdü. Buna en iyi yanıtı genç eleştirmenler verecek, inanıyorum.


Melih Anık

6 Kasım 2014 Perşembe

Kazım Akşar, Nejat Birecik ve ‘Konu Bende’

Karşıma çıkan olayların peşini bırakmadığım için en umulmadık kapıları çalıyor, en tuhaf durumlarla karşılaşıyorum.

Benim oyun metni peşinde olduğumu artık duymayan kalmadı sanırım. Son olay da bununla ilgili ve ilginç bir gelişmenin öznesi ve tanığı oldum.

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, Meslek Etiği ve İntihal

Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Derneği (İng. IATC: The International Association of Theatre Critics) Genel Sekreteri Dr. Michel Váis Türkiye’ye geldi. Dr. Michel Váis, 2 Kasım 2014 Pazar Saat 10.00-12.00 Zorlu Center PSM, Meydan Fuaye’de “Tiyatro Eleştirisinde Meslek Etiği” başlıklı konuşma yaptı.

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin(TEB) Genel Sekreter’in Türkiye’ye gelişi ile ilgili 'ilgisizliğini' bir yazımda dile getirdim: ‘Dr. Michel Váis , Üstün Akmen, Zeynep Oral ve IATC ve de TEB’  (http://melihanikdokunus.blogspot.com.tr/2014/11/dr-michel-vais-ustun-akmen-zeynep-oral.html)

Yazımı yayınladıktan sonra muhtemelen okudular ki,  Tiyatro Eleştirmenleri Birliği internet sayfasında zoraki  ‘ilgisi’ni gösterdi ve bir yazı yayımladı.




Ancak Tiyatro Eleştirmenleri Birliği internet sayfasında yayınlanan bu röportaj Yeşil Gazete’den Kızıltan Yüceil’e aitti ve  http://yesilgazete.org/blog/2014/11/01/michel-vais-ile-elestirmenlige-elestiriler/ adresinde yayımlanmıştı. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği röportajın kaynağını  vermemişti. Bunun anlamı  TEB intihal yapmıştı.


 


 Geçmişte TEB Başkanı’nın kendi yazısında da intihal yaptığını  hatırladığımda bunun çok da şaşırtıcı olmadığını düşünüyorum. Zira bu 'imam ve cemaat' meselesinin tam yansıması. Kendi evini temiz tutamayan bir kişinin başka olaylarda kurtarıcı gibi ortaya dökülmesini nafile buluyorum. TEB’in bu umursamaz  tutumunu utanmazlık olarak niteliyorum.

Bir kez daha TEB Başkanı’nı istifaya davet ediyorum. İntihale göze yuman bir kişinin tiyatro ödül jürilerinden de çekilmesi gerektiğini, tiyatro kamuoyunun da gereken tutumu sergilemesini beklediğimi belirtiyorum.

“Tiyatro Eleştirisinde Meslek Etiği” başlıklı konuşmaya ait bir röportajı ‘etik’ falan dinlemeden Tiyatro 
Eleştirmenleri Birliği sayfasında yayımlanmasını utanç ve ibret verici bir olay olarak kaydediyorum.


Melih Anık

4 Kasım 2014 Salı

Dr. Michel Váis , Üstün Akmen, Zeynep Oral ve IATC ve de TEB

Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Derneği (İng. IATC: The International Association of Theatre Critics) Genel Sekreteri Dr. Michel Váis Türkiye’ye geldi. Dr. Michel Váis, 2 Kasım 2014 Pazar Saat 10.00-12.00 Zorlu Center PSM, Meydan Fuaye’de “Tiyatro Eleştirisinde Meslek Etiği” başlıklı konuşma yaptı.

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, Dr. Michel Váis’nin Türkiye’ye gelişini mesaj atarak şöyle duyurdu:
“Mensubu olduğumuz Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Derneği’nin Genel Sekreteri, Kanadalı tiyatro eleştirmeni Dr. Michel Váis “Tiyatro Eleştirisinde Meslek Etiği” başlıklı sunum yapmak üzere …..”

20 Ekim 2014 Pazartesi

Üstün Akmen Oyun Dergisi’nde Beni Suçlamış

Tiyatromuzun seviyesinin çok yüksek olmadığı meydanda. Ama oyuncu olmak isteyen çok, tiyatro yapmak isteyen çok. Oyun yazan çok. Talep yüksek olunca arz da çoğalıyor. Yazarlık, oyunculuk atölyeleri, kurslar, okullar açılıyor ardı ardına. Herkes yönetmen, herkes oyuncu. Okumadan yazan, yaşamadan oynayan, bir oyun yönetti diye kartvizitinde yönetmen yazanların ülkesi burası. Ortaya çıkanın düzeyi de ona göre.

15 Ekim 2014 Çarşamba

Mustafa Kurt'un İstifa Haberinin Gösterdikleri


Türkiye'nin 'Amiral gemisi'(?) basılı Hürriyet 15 Ekim 2014 tarihli nüshasının birinci sayfasında şu haberi verdi:


Habere göre Devlet Tiyatroları Genel Müdür Vekili Mustafa Kurt "Alman yazar Goethe'ye ait oyunun orijinal metnindeki 'seninle yatmak istiyorum' gibi replikler nedeniyle oyunun kaldırılmak istenmesi" nedeniyle istifa etmişti. Haberin devamında ise (5.sayfa) oyunun Kazım Akşar'a ait olduğu(ki öyleydi) belirtilmişti.. Yâni haber birinci sayfadan beşinci sayfaya geçerken gerçek ortaya çıkmıştı(!):



Haberi Hürriyet'in birinci sayfasından 'kapan' diken.com.tr beşinci sayfaya bakmadan ya da umursamadan haberi geçmişti:  




diken.com.tr de haberi 'büyütmüştü: "klâsik Alman edebiyatının en büyük yazarlarından Goethe'ye" ait oyuna sansür yapılmıştı. Türk yazarın bir oyununa sansür yapılmasının o kadar da önemi(haber değeri) yoktu. diken, haberi 'süslerken' takip eden cümlede oyunu Kâzım Akşar'ın 'yazıp yönettiğini' belirtirken ne yaptığını bilmiyordu.

Bendeniz diken'e birkaç twit yazdım. Diken haberi 'sessizce' düzeltti.



Türkiye sanata, tiyatroya bu kadar değer veriyor. Haber medyanın, kendi anlayışına göre muhalefet yapmaya yaradığı ölçüde haber değeri taşıyor. Yanlış yapmanın sorumluluğu hissedilmiyor. 

Geçmişte Mimesis Dergi ile ilgili 'müstehcenlik' üzerine yayılan bir haber de bu amaçla böyle kullanılmıştı. Ben o zaman Mimesis Dergi sorumlusu arkadaşlara konuyu anlatmaya çalıştım ama anlamadılar, kendilerini 'oyuncak ettiler', kullandırdılar. O sırada bir tiyatro dergisi yöneticisi de demek istediklerimi anlaması gereken yerle anlamadığı için beni Hitler ile aynı resim karesine koydu. Tiyatro camiası bana yapılan bu saldırıyı görmedi, o derginin ödüllerini almaya koşuşturdu. Tiyatro camiası değeri tartışılır bir ödül için haberin çarpıtılışına göz yumdu, haysiyetli bir duruş gösteremedi. Onun için şimdi ara sıra saman alevi gibi parlayan çıkışlarına bakarak umutlu olamıyorum. Hürriyet Gazetesi'nin ve diken.com.tr'nin davranışlarına karşı da seslerini çıkaramazlar ama onlar çok 'kahraman'dır, sahnede ancak..

Melih Anık




2 Ekim 2014 Perşembe

İBBŞT’da Basın Toplantısı'ndan Çıkan: ‘Beşi Bir Yerde’

Erhan Bey basın toplantısı yapmış. Haberi Cumhuriyet, Zaman, Mimesis ve Evrensel’den okudum. Bazı duyumlar da aldım. Basın toplantısından önce bir yazı yazmıştım. (http://melihanikdokunus.blogspot.com.tr/2014/09/istanbul-bb-sehir-tiyatrolar-uzerine.html)
Basın toplantısı üstüne geldi. Bazı açıklamaları okuyunca benim yazımı mı okudu diye geçirdim aklımdan. Okumamıştır, tesadüf(?)  Her konuşma, istenerek yapılan açıklamalar kadar satır aralarında bazı açıklamaları da içerir. Ben de satır aralarını okuyarak İBBŞT yönetim şekline baktım.