30 Mart 2018 Cuma

THY CEO'su İlker Aycı'ya Açık Mektup


Sayın İlker Aycı
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı

4 Mart saat 02:20'de kalkan TK 800 sayılı uçakla İstanbul'dan Bogota'ya hareket ettik. Bogota'ya indiğimizde bagajlarımızın gelmediğini gördük. Bagaj alanında elden ele dolaşan bir liste vardı. İstanbul'dan yüklenmeyen yaklaşık 100 yolcuya ait yaklaşık 200 bagaj sahiplerinin isimleriyle listelenmişti. THY İstanbul'dan yüklemediği bagajların listesini yapmış ve üstüne sadece isimlerin yazılı olduğu tutanakları hazırlamıştı.  Kendi adımızı bulduk ve kayıp bagaj tutanağı yazmaya başlayan iki görevli hanımın önündeki sıraya girdik. Bu arada görevli hanımlar İspanyolcadan başka dil bilmiyordu. Bagaj alma alanında Türkçe bilen bir THY görevlisi yoktu. Bize sıra iki saat sonra geldi. Biz bir turistik turla Kolombiya'ya gittiğimiz için her gün başka bir şehirde kalacaktık. Bu nedenle önümüzdeki beş gün için kalacağımız yerleri yazdırdık. Tutanağı imzaladık.
Aynı akşam ben THY bagaj takip sisteminize girdim. Önüme çıkan sayfa benden tutanak numarası istiyordu. Elimdeki tutanakta böyle bir numara yoktu. Destek biriminizle twitter üzerinden yazışmaya başladım. Her yazdığıma cevap aldım ve isteklerimin bagaj takip biriminize nakledildiği söylendi. Gerçekten de ertesi gün bagaj takip bölümünüzden, önce yaptığım başvurunun  sonra da tutanağın referans numarası geldi. Destek biriminizle ve bagaj takip sisteminizle bagajımın durumunu takip etmeye başladım. Yerel turistik acenta tarafından bagajların yeri ve ulaşım zamanı bildirildiğinde bagaj takip sisteminiz hâlâ benim bagajımı aradığını söylüyordu.
Benzer olay 16 Mart tarihli ve aynı uçuşunuzda yaşandı. Twitter'dan yansıyan şikayetlere göre bu kez de 380 bagaj İstanbul'da uçağa yüklenmemişti.  Yaşanan bu durum hakkında bilgi almaya sebebini öğrenmeye çalıştığımızda bize söylenenler şunlardı: 1- Bu durum Bogota hava alanının şartlarından dolayı oluyor. 2- THY uçak yolcu ile dolu olduğu zaman ekonomik uçuş yapmak için bazı bagajları yüklemiyor ve uçağın ağırlığını belli bir miktarda tutuyor. Bogota'ya inen sadece THY değil. Araştırdım. Diğer uçak şirketlerinde böyle bir olay yaşandığına dair bir bilgi yoktu. Şunu da sormadan edemiyorum. Zamanında ulaştırılmayan bagajları takip eden günlerde ayrı ayrı adreslere teslim etmek THY için daha mı ucuz oluyor? Uçuş hattınıza ait seçtiğiniz uçak tipi mi yanlış?  
Nedenleri ne olursa olsun THY gibi bir kurumun yolcuların bagajlarını onlarla aynı uçakta göndermemeyi alışkanlık haline getirmesini takdirlerinize sunuyorum. Bu nasıl izah edilirse edilsin anlaşılacak bir şey değil gibi görünüyor bana. Yolcu ile bagajını aynı uçakta taşıyamayan bir hava yolu şirketi ciddiye alınır mı bilmiyorum. İstanbul Bogota seferlerinde bir iki değil 200 ve 380 bagajdan bahsediyoruz. THY önceden göndermediği bagajların listesini hazır edip yolcuları bekleyecek kadar da işi standarda bağlamış. Öte yandan  zaten 10 gün sürecek bir yolculuğun beş günü bagaj beklemenin nasıl sinir bozucu olduğunu anlatabilmiş olmayı umuyorum. Bunun yarattığı sıkıntıyı tazmin edebilir misiniz?
Aynı olayı yaklaşık bir yıl önce de yaşadık. Aynı uçakla Panama'ya gittik. Gene bagajlarımız çıkmadı. Gene beş gün sonra bagajlarımız bize ulaştı.
4 Mart tarihinde tutanakla birlikte bizlere, içinde şampuan, diş fırçası macunu, traş kremi ve bıçağı vs olan bir acil ihtiyaç paketi verildi. Paketin içinde ayrıca bir fanila bir don ve çorap vardı. Öte yandan verilen fanila ve donlar XL olduğu için giyilecek gibi de değildi.   THY'nın yolcu gereksinimini buna indirgemiş olması da trajikomik. Bu bence yolcuya hakaret. Ayrıca ısraf. Hele bagajların beş gün sonra geldiğini düşünürseniz boşuna bir çaba.
THY'nın gecikmiş bagaj için teorik bir uygulaması var: 'İhtiyacını al fişini gönder ödeyelim.'  Bir önceki uçuşumuzda eşimle bana ait toplam 250 US dolarlık harcamamızı THY'na sunduk. Kabul edilmedi. Yâni o yol da çalışmıyor. THY'na iki kez yazmama rağmen aynı cevabı aldık: 'THY elinden geleni yapıyor.'
Bu arada son bir yıl içinde bu kez  İzlanda'dan bagajımın gecikerek geldiğini ve de kilidinin kırılmış olduğunu da dikkatinize sunayım. O olayı da sineye çektim. Bavulu attım.  Zira THY, sistemini yolcusunu bıktırmak  üzerine kurmuş gibi geliyor bana.
Bu kez  THY'na harcama fişi falan da göndermeyeceğim. Bagaj teslimatı dört günü geçince tazminat alma hakkım varmış. Onu da istemiyorum. Zira bu, boşuna bir çaba olur. THY 'Bagajını aldın ya ona şükret' diyecektir. Ben içimden geçenleri Allah'a söylüyorum. Sanırım bu daha etkili olacak.  
TK 4 ile 26 Mart'ta New York'tan İstanbul'a döndük. Üstüne adınızı yazdığım bir öneri mektubunu kabin görevlisine teslim ettim. İnşallah elinize ulaşır.
Saygılarımla.
Melih Anık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder