Ömer F.Kurhan yeni bir cevap yazmış. “Melih
Anık’la Tartışmamızda Yeni Bir Aşama:Eleştiri Nedir, Ne Değildir?” Böyle
sürerse yazışmalarımız kitap olacak galiba. Kaç basar, kaç satar, kim okur
bilmem. Ben o kitaba bir kuruş verip almam ve okumam meselâ.
Ömer F. Kurhan, bana üniversite yıllarımda birlikte tiyatro
yaptığım bir arkadaşımı hatırlatıyor. Uzun uzun tartışır sonunda hiçbir yere
varamazdık. Ben mühendistim o felsefeci. O mesleğinde Profesör oldu ben ise iş hayatında devam ettim. O “akademik”ti ben ise “pratik”.
“Pratik”i becerikli anlamında kullanmadım. Ben uygulama yaptım, hatalarım beni
eğitti. Arkadaşım iki lafın birinde “somut konuş” derdi bana, benim her
söylediğim “soyut” gelirdi ona. O, uzun uzun cümleler kurarak sadece kendisinin
bildiği göndermeler yapar, konuşmanın kendi zihin çizgisinde yürümesini isterdi. Somut örnek verseniz bile o
anlamamışsa “soyut”tu söylenilen. Onunla şimdi karşılaşsak sanırım “güleriz” o
günlere. Ömer F. Kurhan da felsefe eğitimi almış galiba, ben ona “soyut”
geliyorum.