28 Mart 2019 Perşembe

Mustafa Kurt mu Haluk Bilginer(ler) mi Gitsin Batman’a?


Dünya Tiyatro Günü münasebetiyle bir grup tiyatrosever Süreyya Operası önünde buluştu ve orada bir bildiri okundu. O bildiride TÜİK verilerine göre özel tiyatroların 2016-17 sezonunda İstanbul’da bir milyon sekiz bin seyirciye ulaştığı belirtildi. Bu rakam coşkuyla ve alkışlarla karşılandı.

Ben de araştırmaya başladım.

4 Mart 2019 Pazartesi

Büyülü(!!!) Alice'in Başrol Oyuncusu Ne Demiş?

Büyülü(!!!) Alice'in başrol oyuncusu Serenay Hanım hastaneye düşmüş. Oradan bir paylaşım yapmış. 'Kaldırabileceğimden fazla stress ve gerginlik yaşıyorum. Bir gün kalkıyorum sesim gitmiş.Nasıl dikkat etmezsin kendine. NAsıl da belli ilk defa çıktığın işte.Bir de tiz notalara çıkamamak!Hayatımda ilk defa bu kadar zorlanıyorum' diye yazmış. Kendisine geçmiş olsun diyorum ama ben bunları yazdım ima ettim. Temeli olmayan bina olmaz dedim. Dizi şöhretlerinden kadro yapıp bilet satarsan bunlar başına gelecektir. İnanın bana bu iş yapa yapa öğrenilecek bir iş değil. Önce eğitimini alacaksın. Biraz figüran olacaksın. Sonra sahneye çıkacaksın. Bizde stardır diye atarlar sahneye. 'CAst' yoktur yâni rolü oynayacak senden başka oyuncu yoktur. Zira 'cast' ilave masraf demektir. Zorlu PSM neden yapsın? En ucuzundan idare ediyor işte. Hem yapsa seyirci gelir mi? Serenay HAnımın yedeği en az onun kadar dizi starı olursa seyirci toplar. Kim yedek olmak ister? O da ayrı bir maddi yük yapımcıya. Zorlu PSM Broadway diye getirdiği müzikallerde ikinci üçüncü 'cast'in geldiğini biliyordur değil mi? Belki de o 'cast' oynaya oynaya adam olacak ekiptir. Türkiye'de prova yapmaya gelirler..Bizim seyrici de ayaklarda alkışlar.. Ne zaman adam oluruz?

Melih Anık

25 Kasım 2018 Pazar

Zeynep Oral'ın 'Koltuk' İşgali

Tiyatro ile ilgili 'koltuk'ları işgal eden ve Cumhuriyet'teki köşesinde arada bir tiyatro yazan ama Türk Tiyatrosu'na değil kendine yararlı Zeynep Oral İstanbul Tiyatro Festivali'nden 'izlenimleri'ni yazmış.'Şimdilik üç oyun izlemiş' Yazısında üç oyunu anlatmış. Lepage'ın Hamlet'i, Terzopoulos'un Amor'u ve Haluk Bilginer'in Kral Lear'i. Bir de reklam yapmış. Ay sonunda üç gün Terzopoulos'un 'Alarme' oyunu varmış. O daha da çılgınmış. 

Zeynep Oral, İKSV İstanbul Tiyatro Festivali'nin beş kişilik danışma kurulu'nun bir üyesi. Yâni 'teorik olarak' kendisine danışılan bir kişi olarak festival kapsamındaki oyunlar hakkında bir fikrinin olması hatta bazılarını görmüş olması gerekiyor. Ayrıca da festival hakkında bu yazıları daha önceden tanıtım amaçlı olarak yazmış olması gerekiyor. 

Anlattığı oyunları daha önceden seyretmiş olması gerekiyor ama hele ki festivalden önce prömiyer yapan Kral Lear'i daha önceden görmüş olması şart. Oyun festivalden önce prömiyer yaptı. Festivale giren oyunların festivalde prömiyer yapmaması üzerine bir danışma kurul üyesi olarak diretmesi de gerekiyor ama yapmaz. O ben mi? Susup oturur. Koltuk soğumasın! Zeynep Hanım Festivali beklemiş Lear'i seyretmek için. Ayol oyun İstanbul'da sen de İstanbul'dasın. Hamlet'i 22 Kasım'da seyrettikten sonra yazısını yazmış olduğunu tahmin ederek 17 Kasım'dan bu yana festival programında yer alana Komik Tiyatro'yu, Yüzleşme'yi, 45'liği, Varoluş'u, Pss Pss'ı, Fourfold'u seyretmemiş. Seyretmeye ve yazmaya değer bulmamış. İKSV danışma kurul üyesi benim gibi seçiyor hem seyrederken hem yazarken. Koltuk işgal ediyor demem boşuna değil..

Zeynep Hanım '2 gece de Zorlu'nun büyük salonu tıklım tıklımdı. Oyun bitiminde dakikalarca ayakta alkışlandı' demiş. Ne anlamalıyız? İki gece de seyrettim mi demek istiyor? Ben ikinci gece seyrettim. Salon öyle tıklım tıklım değildi. Üçte biri boştu. Demek ki ikinci gece orada değildi. Birinci gece seyreden arkadaşlarım ve de salon görevlisi gençten aldığım bilgiye göre ilk gece de ikinci gece gibiymiş salon. (BU arada salon görevlisi gence sordum oyunu beğendin mi diye. Bu işler bize göre değil dedi.) Zeynep Oral yalan söylüyor. Köşesini İKSV'ye yaranacağım diye yalanla dolduran bir yazardan kime yarar gelir? Tiyatroya mı! 

İKSV yanlış yapıyorsun.

Melih Anık

NOT: Zeynep Oral'ın yere göğe sığdıramadığı Hamlet Lepage yazısından sonra bugün de Emel Mesçi oyunu yazmış. Mesci'nin yazısı şöyle bitiyor: 'Ama kullanılan teknoloji önümüzde çok ilginç perspektifler açsa da tiyatronun sahne ile seyirci arasında kurduğu o gizli ve sihirli temas duygusunu sekteye uğratıyor. Bunu da anlayan anlıyor tabii.' Benim bu yazdığımı da anlayan anlayacak tabii ki..

24 Kasım 2018 Cumartesi

Lepage'ın Hamlet Collage 'ı (İKSV - İstanbul Tiyatro Festivali)


İstanbul Tiyatro Festivali'nde merakla beklediğim oyundu Hamlet Kolaj. Her zaman bir Lepage oyunu çıkmıyor insanın karşısına. Lepage geçen seneki festivalde seyrettiğim Mouawad'ın hocası. Bunu ben söylemiyorum Mouawad Yalnız oyununda söyledi. Zira o oyunda  Mouawad'ın peşinde koştuğu hoca Lepage idi. Bunların ikisi de Kanadalı. Dünyayı sarsan oyunların başında  bunların oyunları geliyor.

20 Mayıs 2018 Pazar

Kerem Pilavcı, Tiyatroda Saygı ve Filmden Oyun Çıkarmak


Benim filmden oyun yapılmasına karşı olduğumu beni tanıyanlar biliyor. Twitter'da böyle bir konu açılınca ben de düşüncelerimi aşağıdaki zincir twitlerle(6 twit) anlattım:

1-filmden oyun çıkarmak - tiyatro aynı metni farklı 'okuma'ların sanatıdır. yönetmenin zekâsı oyuncuların yaratıcılığı öyle ortaya çıkar. örneği olan bir şeyi sahnede yeniden kurgulamak/canlandırmak ünlü bir tabloya bakarak resim yapmaya benzer. taklit olur yâni.
2-Filmden oyun yapan yönetmen o filmin ününü kullanan bir asalaktır. Karşılaştırmaya açık olduğunu bilen bir oyuncu mesleki risk alır, bilmiyorsa akıllı değildir.
3-Buna rağmen dünyada örnekler vardır. İbbşt'da seyrettiğim Tehlikeli İlişkiler başarısını sahne dilini yaratmaktan alır ve öncelikle bir yönetmen başarısıdır. Oyuncular karşılaştırılmaktan kurtulamamıştır.
4-Ben başarılı örnekleri olsa da filmden oyun yapılmasına karşıyım. Özellikle bizim ülkemizde onlarca yazarın eseri raflarda bekletilirken filmden yapılan uygulamaları kolaycı buluyorum.
5-Öte yandan böyle bir oyuna ödül verilmesi benim iddiamı güçlendirir . ödüller tiyatroya yön göstermelidir. oysa bizim ödüllerimizin böyle bir derdi ve şuuru yoktur. ayrıca yerli yazarlara ayıptır.
6-Mutluyduk Belki Bugüne Kadar'ın yönetmeni yazarlıktan yönetmenliğe soyunan bir tiyatro yazarının cilalandığı bir oyundur. Oyun yazarı ama filmden yapılan bir oyunu yönetmeye kalkmış. İnsanın yaptığı işe saygısı olur. Bence bu durum şuur ile açıklanabilir : şuursuzluk...

11 Mayıs 2018 Cuma

Akhisarspor'u Tebrik Etmek


Fenerbahçe Akhisarspor'a yenildi, Türkiye Kupası'nı alamadı. Kaybetti demiyorum zira kupa Fenerbahçe'nin değildi ki zaten. Ben kullandığım kelimelere dikkat ediyorum. Bu yazı kelimelere dikkat üzerinedir.

Sosyal medyada bir 'Akhisarspor'u tebrik kampanyası' başladı. Takip ettiğim hesaplardan tanıdığım kişilere bakınca bu tebriklerin çoğunlukla Akhisarspor ve Fenerbahçe kulüplerinin taraftarı olmayan arkadaşlarımdan geldiğini gördüm.  Galatasaraylı, Beşiktaşlı idi çoğu.

Bergama Tiyatro Festivali'nde Berbat Bir Deneyim


Yazlarımızı geçirdiğimiz Çandarlı'nın yakın komşusu Bergama'da tiyatro festivali olacağını öğrenince çok sevindik. Daha Çandarlı'ya gelmeden, İstanbul'da programı inceledik. Tercihlerimizi yaptık. Biletlerimizi de içimizden gelmeye gelmeye bir bilet satış şirketinden aldık. Bilet satışı yapan şirketler tüm dünyada aynı. Utanmasalar bilet fiyatı kadar hizmet parası alacaklar. Şükür henüz o durumda değiliz diye teselli ediyoruz kendimizi. Biz İstanbul'da mümkünse bu aracıları kullanmamaya çalışıyor gösteri gişesinden bilet alıyoruz. Bunu belirtiyorum zira Bergama için kendimize göre fedakârlık yaptık, bilin istedim.